“Git,” dedi göğsüne dokundum ve elini tutup dünyayı işaret ettim,ardından elini göğsüne götürdüm.”Biliyorum,” dedi “elbette biliyorum.Elini tuttum görünmez bir duvarın ardında ve ya hayali bir resmin önündeymişiz gibi avuçlarımızla yüzeyi keşfettik,ardından,gereğinden fazlasını söyleme tehlikesini göze alarak ellerinden birini gözlerime ve diğerini gözlerine götürdüm,”Çok iyisin,” dedi,ellerini başıma götürdüm ve başımla evetledim,güldü,ona aşık değildim ama gülmesini seviyordum,”Seni Seviyorum.” dedi,ona hislerimi anlattım;ona hislerimi şöyle anlattım:Ellerini iki yana açtım, işaret parmaklarını birbirlerine doğrulttum ve yavaşça ,çok yavaşça birbirlerine doğru yaklaştırdım,birbirlerine yaklaştıkça daha çok yavaşladım ve tam birbirlerine dokunmak üzerelerken,tam aralarında bir sayfa kalınlığında mesafe kalmışken ‘aşk’ kelimesinin karşıt uçlarına bastırarak durdurdum,durdurdum ve öylece o mesafede tuttum parmaklarını.Ne düşündü bilmiyorum,ne anladı ya da neyi anlamaya dair kendine izin verdi bilmiyorum,döndüm ve uzaklaştım arkama bakmadım,bakmayacağım.
“Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın “
-
elifita liked this
-
viiviikk liked this
-
soundslikecornflakes liked this
-
gerisingeri liked this
-
girledie liked this
-
komplikehisler reblogged this from weneedalittlemorered
-
komplikehisler liked this
-
wilburwantstokillhimself liked this
-
weneedalittlemorered posted this